27 Mayıs 2022 Cuma

Fantastik Canavarlar: Grindelwald'ın Suçları film yorumu

Önceki blog yazılarıma baktım da bu serinin ilk filmini 1 Aralık 2016'da izlemişim. Fantastik Canavarlar Nelerdir ve Nerede Bulunurlar'dı ilki, sinemada üniversiteden bir arkadaşımla izlemiştik. Bizi günlük hayattan koparabilmişti, sinemadan memnun ayrılmıştık. İkinciye de dün gece başladım, Türkçe dublaj olarak yayınlanan sitede bir süre sonra film duruyor ve devam etmiyor. Bugün başka bir siteden alt yazılı olarak tamamladım.

Film 2018 yapımı ve Newt Scamander'i oynayan Eddie Redmayne sıradışı oyunculuğuyla çok başarılı. İzlediğim herhangi başka bir filmdeki oyunculara hiç benzemiyor, çok özgün bir tip ve oyunculuk tarzı da öyle.


Çoğunuz biliyorsunuzdur, filmin kitabı yine J.K. Rowling'e ait. Harry Potter Serisi'nin devamı ancak oradaki olayların geçmişini anlatıyor. Dumbledore henüz genç bir profesör, Jude Law bu role çok yakışmış. Johnny Depp'in de Grindelwald rolü diğerleri gibi cuk oturmuş.

Grindelward bakanlığın hapsettiği azılı bir suçludur ve çok güçlü bir büyücüdür. Transfer edilirken kaçar ve yandaşlarını tekrar toplayıp dünyanın hakimiyetini eline geçirmek istemektedir. Bakanlık ise onun peşine düşmesi için Newt Scamader'le görüşür. Newt bu görevi kabul etmez ama yine de bir süre sonra kendini olayların içinde bulacaktır. Genel olarak film izlemeyi fazla sevmediğimi takipçilerim bilirler ama bu tarz filmler çok hoşuma gidiyor. Beni bir süre için bambaşka gerçekliklere inandıran başarılı yapımları seviyorum. 

Serinin üçüncü filmini de en kısa zamanda izlemeyi planlıyorum. Mutlu günler...

19 Mayıs 2022 Perşembe

Bilinmeyen Numaralar - Can Yılmaz kitap yorumu

Bu kitabı kitap fuarından almıştım, özellikle Can Yılmaz ve Zafer Algöz'ün imza gününde gitmiştim fuara. Pandemi dönemine denk geldiği için çılgın kalabalığın içine dalmak beni biraz ürkütmüştü. O ara bir sağlık sorunum da vardı sanırım, pek iyi bir halimle tanışmadık Zafer Algöz ve Can Yılmaz'la ama Youtube üzerinden yayınladıkları programları Burda Olan Burda Kalır'ın sıkı takipçisiyim ve Antalya'ya gelmişlerken kaçırmak olmazdı. 



Daha önce yazarın Kafa'da Kalmasın kitaplarından açık mavi kapaklı olanını okumuştum. Bu kitabı ona nazaran daha çok beğendim, daha eğlenceli buldum. Sıradan insanların başına gelen sıradışı olaylar doğal bir dille yazılmış ama mizahi yönü var. Bu sıradışı olaylar olayın kahramanını genellikle sıkıntılı durumlara sokuyor ama yine de gülümsemekten kendinizi alamıyorsunuz. Bu anlamda dramın dozajını iyi ayarlamış yazar. Kısa hikayelerden oluşan kitabın dili oldukça akıcı, yaratıcı detaylarla bezendirilmiş. Tavsiyemdir :) 

18 Mayıs 2022 Çarşamba

Kitapyurdu alışverişim

Birkaç gün önce Kitapyurdu'ndan ufak bir alışverişim oldu. 100 tl nin üzerindeki alışverişi Net kargo ücretsiz getiriyor. Instagram'da okuduğum kadarıyla kitapları eline 24 saat içinde geçenler var. Benimkinin ulaşması 4 gün sürdü. Sanırım ulaştırılan yerin yakınlığı ve aynı gün dağıtıma çıkması için ellerinde yeterince kargo birikmiş olması, kargonun erken gelmesi için önemli etken. 


Solda görünen kumaş kitap kılıfı. Çantamda taşıdığım kitaplarım yıpranmasın diye aldım, çok beğendim, kaliteli, iyi ki almışım dedim. Diğer iki kitabı da kısaca birlikte tanıyalım. Arka kapaklardan kısa alıntılar yazacağım.

Güzel Dünya Neredesin?

Alice ve Eileen, farklı şehirlerde yaşayan, otuzlarına yaklaşan iki arkadaş. Roman yazarı Alice, flört uygulaması sayesinde bir depo işçisi olan Felix'le tanışıp yakınlaşır. Eileen ise sona eren ilişkisinin yaralarını sarmaya çabalarken bir yandan da çocukluk arkadaşı Simon'un çekimine kapıldığını hisseder...

Hayalet Gişe

Milo çok sıkılan bir çocuk.
Vaktini nasıl geçireceğini bilmiyor.
Ama postadan çıkan esrarengiz bir
otoyol gişesi bütün hayatını değiştirecek.
Gişe'den Beklentiler'in ötesine geçer geçmez
Milo'nun hayatı o kadar değişecek ki
sıkılmaya bile vakti olmayacak.

Hayalet Gişe resimli bir roman. Şu ara ise Can Yılmaz'ın Bilinmeyen Numaralar adlı kitabını okuyorum. Yakında yorumunu gireceğim, sevgiler..  

16 Mayıs 2022 Pazartesi

Tutulma - Stephenie Meyer kitap yorumu

 Tutuma, Stephenie Meyer'in Alacakaralık Serisi kitaplarının 3.sü. Uzun zaman önce başlamış, bitirememiştim. İki kez kütüphaneden aldım, kitap parçalanmak üzereydi elime son geçtiğinde. Kütüphaneye iade edince raftan kaldırmışlar çok yıprandığı için, keşke bana verselerdi! :)) Daha sonra sahaftan kitabı satın alıp bitirdim. 664 sayfa, kalın bir kitap. Son okuduğum kitaplar hep böyle...


Bu görseli çekerken ne güzel bol bol kahve içebiliyordum, şimdi dokunuyor. Bir süre ara verdim, iyiki zamanında doya doya içmişim, çok aramıyorum şimdi :)

Kitabın konusu hakkında fikri olmayan yoktur sanıyorum ama ben kısaca bir vampirle bir insanın aşkı ve maceraları diyebilirim. Bir önceki Yeniay kitabında Bella Edward'dan bir sene uzak kalmıştı ve kitabın sonunda kavuşmuşlardı. Bu kitapta Bella Edward'ın yanından hiç ayrılmak istemediği için diğer arkadaşlarını ihmal ediyor ve bu durum babasını tedirgin ediyor. Çünkü Edward Bella'yı terk ettiğinde Bella ruhsal çöküntü yaşamıştı ve babası tüm hayatının O olmasını istemiyor haklı olarak. Yalnız kaldığı dönemde Jacob O'na arkadaşlık edip üzüntüsünü bir nebze dağıtmıştı. Jacob'da kurt adama dönüşebilen bir insan. Bella bu iyiliğini unutmuş değil ve Jacob'u ziyaret etmeye başlıyor yeniden, arkadaşlıkları ilerliyor.

Bella liseden mezun olmak üzere ve peşinde O'nu öldürmek isteyen vampirlerin olduğu biliniyor. Edward bu konuda çok dikkatli, ölümlü olduğu için O'nun için canı çok kıymetli, birbirlerini sonsuza kadar birlikte olmak isteyecek kadar çok seviyorlar. Edward'ın kız kardeşi Bella adına evlerinde mezuniyet partisi veriyor, Bella parti ve kutlamalardan hiç hoşlanmasa da bunu kabul etmek zorunda kalıyor. Çağırdığı için Jakob da partiye geliyor. Normalde birbirlerinden hiç hazzetmeyen vampirler ve kurt adamlar Bella'yı korumak için birleşiyor ve saldırılara karşı birlikte karşı koyuyorlar.

Çok akıcı bir kitaptı ancak Alacakaranlık Serisi'ni okumaya bir süre ara vereceğim. Seri kitaplarda bazı bölümlerde yazılanlar tekrar ediliyor gibi geliyor bana bir süre sonra. Bu kitapla ilgili alıntıları daha önce paylaşmıştım dolayısıyla kısa iki alıntıyla bitireceğim.

💞Sessizce satırları okudum. "Her şey yok olup sadece O kalsa, ben yine var olurdum; her şey yerinde kalsa ve O ortadan kaybolsa, evren bana tamamen yabancı olurdu." 
💞 Beni daha da yakınına çekti ve kulağıma fısıldadı, "Hayatım olmadan yaşayamam! Ruhum olmadan yaşayamam".