15 Ağustos 2016 Pazartesi

Rafting Yaptığım Müthiş Bir Pazar Günü



Yazıma kanyonun havadan çekilmiş videosuyla başlayayım. Sabah Manavgat'a bağlı Taşağıl Köyü'nde kahvaltı ile başladık güne. Taşağıl benim için çok önemli bir yer. Babamla nar fidanı satışı ve bahçe danışmanlığı yaparken bahçe tesisi ve bakımı için çalıştığımız ekip bu köydendi. Bu civarda da danışmanlığını yaptığımız bahçeler de vardı. Pekçok kez geldim bu yöreye. İnanılmaz güzel doğasıyla beni her zaman büyülemiştir. Ne zaman gelsem ayrılmak istememişimdir.

Bu pazar da ikinci kez bu yörede rafting yapmaya geldim. Raftinge başladığımız noktadan, buranın adını aldığı köprüye ulaşmak için akıntıya karşı kürek çektik.



Botta 12 kişi olmamıza rağmen bu o kadar zor oldu ki küreklere asılmamıza rağmen çoğu zaman yerimizde sayıp hayal kırıklığı yaşadık. Sonunda rehberimiz kayalıklara çıkıp bizi biraz iple çektikten sonra akıntılı kısmı geçtik ve çektiğimiz kürekler bizi ilerletmeye başladı. Sonunda bu ünlü köprünün altından geçip dileklerimizi de o esnada tuttuk, amin dedik.


Daha sonra geri dönüp suyun aktığı yönde yolumuza devam ettik. Bazı yerlerde mini şelale şekinde kayalıkların oluşturduğu köpüklü akıntılar vardı. Buralarda bol bol zıpladı botumuz ve tabi en heyecanlı ve eğlenceli kısımlar bunlardı. Bizim bot Amazonlar grubu olarak ağırlıkta kadınların yer aldığı bir gruptan oluşuyordu. Rehberimiz dışında tek bir erkek vardı. Tabi bu durumu farkeden diğer botların devamlı saldırısına uğradık. Yani bizi devamlı ıslattılar, en çok suyu biz yedik. Zevkli bir şey aslında, su buz gibi ama biz abartı derecede çok ıslatıldık. Girdiğinizde ise su çivi gibi batıyor derinize, bir kere yüzme molası verdik, suda çok kalan bir arkadaşımız, dudakları mosmor olmuş bir şekilde zangır zangır titreyerek çıktı bota. Ben az bir süre girdim, çok keyif aldım, insanı kendine getiriyor bu nemli, sıcak havada.  

İlk defa raftingte bu kadar çok kürek çektim. Su sizi götürüyor zaten ama kayalıklara çarpmamak için devamlı kürek çekiyorsunuz. Rafting bittikten sonra ise kollarım kopmuştu :))


Ormanın içinde Köprülü Çayı'ına karşı cır cır böceklerinin arka fonda müzik yaptığı bir yerde öğle yemeği yedik. Rafting hizmetini aldığınız firma size öğle yemeği de veriyor. Yemek sonrasında kahvemizi içtikten, fallarımıza da baktıktan sonra piknik kanepelerine uzandım, gözlerimi kapadım ve doğayı dinledim. Böyle sessiz zaman geçirdiğime bakmayın botta sürekli şarkı söleyip zıplayan, göbek atan en şen şakrak grup bizimkiydi. Harika bir gün geçirdik. Yolu Antalya'ya düşen herkese tavsiye ederim. Musmutlu haftalar!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder