5 Aralık 2018 Çarşamba

Kadın Dedektif - Alexander McCall Smith

Mma Ramotswe'nin Afrika'da, Kgale Tepesi'nin eteklerinde bir dedektiflik bürosu vardı. Büronun tüm mal varlığı küçük beyaz bir kamyonet, iki masa, iki sandalye, bir telefon ve eski bir daktiloydu. Bir de, Botsvana'daki tek kadın dedektif olan Mma Ramotswe'nin kırmızı çalı çayı yaptığı bir demliği ve kendisi, sekreteri ve müşterisi için üç kupası vardı. Bir dedektiflik bürosunda gerçekten başka neye ihtiyaç olurdu ki?


Mma Ramotswe'nin Güney Afrika'da bebeklikten başlayan çarpıcı hikayesini okuyoruz, devamında oldukça başarılı bir dedektif oluyor. Annesi erken yaşta ölen ancak babasının kuzeni tarafından bakılarak oldukça iyi eğitilen Mma bir süre sonra okul hayatından sıkılıp gerçek hayata adım atmak isteyecektir. Olumsuz gelişen bir evlilik sonrası bebeğini kaybettikten sonra açtığı ülkenin tek dedektiflik bürosunda sadece bir erkeğin yapabileceği düşünülen işlerin altından başarıyla kalkacaktır. 

Ferah bir kitap, Afrika'daki zor ve çileli hayattan bahsetse de hafif, kolay okunuyor. Siyahi, şişman bir kadın tek başına başarıyı, başarmanın imkansız sayılabileceği bir sektörde yakalıyor. Eğlenceli ve kendine bağlayan bir üslubu var kitabın, eh ne de olsa yazarı A. McCall Smith!

İşlerinizin yoğunluğundan dolayı kafanız doluysa da rahatlıkla anlayabileceğiniz, hızlı okuyabileceğiniz bir kitap, tavsiye edilir :)

4 Aralık 2018 Salı

Aşka Yolculuk / Moon Lovers Dizisi

Aşka Yolculuk dizisinin tanıtımını bir blogta okumuştum, konusu hoşuma gidince izlemeye karar verdim. Bundan sonra tavsiyeleri not alırken blog ismini de yazacağım, burada yazmak hoşuma giderdi, hangisi olduğunu bulmaya çalıştım ama başaramadım. 


Her akşam 2 veya 3 bölümünü izliyorum, 8. bölüme geldim ve hala izlemekte kararlıyım. Yani sardı beni, Kore'lilerin saf sevgiyle dolu diyalogları oldukça hoş. Yaş itibarıyla benden daha küçük kitleye hitap etse de ben bu tür yapımları seviyorum, romanlarda da genç yetişkinlere hitap edenleri sevdiğim gibi...

İlk bölümde perişan bir halde görüyoruz genç kızımızı, başına gelen bir olay yüzünden kötü bir durumda bir göl başında oturuyor. Küçük bir çocuğun göle düşmesiyle O'nu kurtarma amacıyla göle atlıyor ve çocuğu kurtarıyor ancak daha sonra kendisi dibe batmaya başlıyor ve tam o anda güneş tutuluyor. Suyun yüzüne eski bir Çin hanedanı'na ait prenslerin yıkandığı bir havuzda çıkmasın mı! Bir anda tarihte yolculuk yapmaya başlıyoruz ve başrol kızı burada boğulmak üzere olan başka birinin yerine geçip hayatına devam ediyor. Bundan sonra olaylar bu krallık etrafında geçiyor. 

Hesu durumdan dolayı şaşkın, başlarda öldüğünü düşünse de daha sonra buradaki hayatın keyfini çıkarmaya karar veriyor ve başına türlü türlü işler geliyor. Buna neredeyse kralın karısı olmak da dahil! 

Dizileri her zaman gözümü dikip izleyemiyorum ama örgü örerken veya sohbetin arasında, çay koyarken gevşek gevşek izlemek hoşuma gidiyor. Türk dizileri kadar duygusallık, öfke ve şiddet yok Kore dizilerinde, daha masumlar ve psikolojinizi bozmuyorlar. Tavsiyemdir, bir tane edinin, kışın uzun kış gecelerinde boş vakitlerinizi doldurur, aşkı içinizi ısıtır :))

29 Kasım 2018 Perşembe

Teyzem geldiii

Sevgili blogger arkadaşlarım, çoktandır burada size içimi dökmek istiyordum ama ya fırsat bulamadım ya da size de sıkıntı vermek istemedim. Son aylardaki derdim fıtık problemim. Ne bela bir hastalık olduğunu çeken bilir, tuhaf ve dayanılmaz bir ağrısı var. Fizik tedavi de sorunu çözmeyince evde egzersiz ve yüzme ile çözmeye çalışıyorum. Yüzmeye gitmekten çok memnunum, bize yakın bir otelin havuzuna 6 aylığına abone oldum. Sauna ve hamam ve hatta yoga ve pilates dersleri de ücrete dahil. Şu anda yoga ve pilates yapamasam da havuz ve hamam günlük rutinim oldu. Ayrıca bir relax room var bu alanda, yorulunca loş ışıklı bir odada yataklara uzanıp yeşil çayınızı yudumluyorsunuz, arka planda da rahatlatıcı bir müzik. Yüzme de bir süre sonra ağrılı oluyor, burada dinleniyorum.

Siz de dua edin lütfen benim için bir an önce bu hastalıktan kurtulayım 🙏🙏🙏
Günlük hayatımı çok etkiliyor, üniversiteye, büroma gidemez hale geldim, çok sıkıntılı bir durum 😟😓😭

Öte yandan güzel haber ise teyzem ve eniştem ziyaretimize geldi. Ev kalabalık olunca kendimizi daha iyi hissediyoruz annemle. Bazen insan karamsarlığa düşüyor yanlız olunca, eş dost akraba kurtarıcı bu durumlarda. Bu fotoğrafı çekmek için teyzemi güldürdüm :))


Beni biraz blog ortamından uzak tutan bu rahatsızlığım oldu. Burada sızlanmak istemedim ama hiçbirşey yokmuş gibi yazmaya da devam edemedim. Yürüyüşe gidemiyorum ve eskisi gibi gezemiyorum şu anda, gezi yazıları yazacak materyal de yok haliyle. Kitap okuyorum tabii ki, onların yorumları gelecek. Şu an üç kitap bir arada gidiyor: Kadın Dedektif, Sapiens ve Safir Mavi.

Ağrılı olunca yazmak ve aslında hiçbirşey yapmak istemiyor insan ama geçmesi için elimden geleni yaptığım için iyileşeceğimi düşünüyorum, takmamaya çalışıyorum. Sizlerin yazılarını da zevkle okuyorum, bunlar içimi açıyor, benim için bir destek. İyiki varsınız ❤

24 Kasım 2018 Cumartesi

Peynirli Poaça

Instagramda mutfaginyildizi hesabını takip ediyorum, hesap Pakmaya'ya ait. Yeni çıkan iki ürünü var: Mayalı Poaça Harcı ve Mayalı Kek Harcı. İkisine de gözümü kestirmiştim bir ara alayım diye. Dün akşamüstü Carrefour'da bulamadım, bugün Migros'a ufak bir yürüyüş yapıp baktım ki sadece Poaça Harcı vardı, hemen aldım. Poaçayı hemen yapmak yoktu aklımda ama daha sonra yapmak istedim ve kolları sıvadım. Malzemelerden yağsız peynir eksikti evde, Sütaş'ın light beyaz peynirinden aldım.

Aslında poaça harcının üzerinde tarif var, ben de oradan yaptım ama yine de yazacağım yaptığım değişikliklerle buraya. Bu arada ürünün koruyucu içermediğini de belirteyim. Reklam gibi oldu ama Pakmaya'yla herhangi bir ilgim yok yanlış anlaşılmasın, sadece bir keşfi paylaşma amaçlı yazıyorum :)

Sonuçta...Çok lezzetli oldu!


Hamur malzemeleri: 
3,5 bardak tam buğday unu,
1 paket Pakmaya mayalı poaça harcı
1 çay bardağı zeytinyağı + 1 tepeli kaşık yumuşak tereyağı 
1,5 çay bardağı ılık süt
1-2 çay bardağı ılık su
2-3 çay kaşığı tuz
1 yumurta sarısı (üzeri için)

İç malzemeler: 
125 gr az yağlı, 25 gr tam yağlı peynir
Karabiber, fesleğen, kekik
Kıyılmış maydanoz
1 soğan rendesi (isteğe bağlı)
Yumurtanın beyazı (isteğe bağlı)

Bir karıştırma kabına unu eleyin. Üzerine Poaça Harcı paketinin tamamını ve tuzu döküp kaşıkla iyice karıştırın. Daha sonra yağ ve ılık sütü ekleyip yoğurarak ölçülü ılık suyu azar azar ilave edin. Pürüzsüz ve hafif ele yapışan bir hamur elde edilinceye kadar yoğurun. Hamurun üzerini örtün ve yarım saat dinlendirin.

Peyniri ezip tüm iç malzemeleri ekleyip karıştırın. Hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler koparıp elinizle 6-7 cm çapında yuvarlak açın. İç malzemeyi koyun ve hamuru yana doğru poaça şekli vererek kapatın. Tepsiye pişirme kağıdı serip dizin.

Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üstü kızarana kadar pişirin. Bir-iki tane 5 çayıyla yedikten sonra 1 tabak da komşunuza verin, gerisini sabah kahvaltıda afiyetle tüketin benim gibi :))

9 Kasım 2018 Cuma

Blog Kesif Etkinligi

Merhabalar,

Bir blog kesif etkinligini sizlerle paylasmak istiyorum. Blogunuzu tanitmak amaciyla siz de katilabilirsiniz. Blog etkinligi yazilarindaki tum bloglari takibe aldim. Siz de katilmak isterseniz,

yapilmasi gerekenler;


  • İlk olarak listedeki blogları sırayla ziyaret ederek izle butonundan takibe almak ve kendi blog adresinizi de ekleyerek kısa bir yorum bırakmak. Bu yorum ile blog keşif etkinliğine katılmış olacaksınız.
  • Sonrasında bu yazı gibi bir yazıyı blog sayfanızda paylaşmak (yazının altına buradaki blog linklerini ve sonrasında da kendi blogunuzun linkini de ilave ederek blogunuzda paylaştığınızda bizler de sizin blogunuza ziyarete geleceğiz). Sonrasında sizleri ziyaret edenler de sizin blog yazılarınızı kendi bloglarında paylaştıkça blog takip zinciri büyümüş olacak ve harika bir keşif etkinliğine dahil olmuş olacaksınız.

4 Kasım 2018 Pazar

Yakut Kırmızı - Kerstin Gier kitap yorumu

Bu kitap bloggerların büyük bir kısmı tarafında okunup yorumlandı, ben de bu tanıtımların etkisinde kalarak bu seriye başladım. İyi ki ama iyi ki... iyi ki... :)))) Kitaba bayıldım!


Aşk tüm zamanların içinden geçer serisi kitapları sırasıyla;
1. Yakut kırmızı
2. Safir mavi
3. Zümrüt yeşil

Ben seri kitapları ardarda okumadığım için Safir Mavi'ye başlamadan araya başka kitaplar girecek ama sanırım yine de seriyi bitirmem uzun sürmeyecek.

Kitap belki biraz Harry Potter'la kıyaslanabilir. Daha az büyü içermekle birlikte farklı bir gen taşıyan sayılı insanların zamanda yolculuk yapması mümkün. Felsefe taşının burada da bahsi geçiyor ve hayaletler, vizyon görme gibi kehanetler de var kitapta. Ayrıca baş kahramanımız Gwendolyn'in okul maceralarını da okuyoruz. Fakat bir tekrar gibi değil kesinlikle; konu, olaylar apayrı. Bu kitabın başka türlü bir çekiciliği var.

Gwendolyn sıradışı bir aileye sahip ve büyük bir evde, herkesin ayrı bir telden çaldığı akrabalarıyla yaşıyor. Yani kendisinde sıradışı bir gen olduğunu okuyup öğrenmeden önce de eğlenceli başlıyor kitap, daha sonra farklı zamanlara sıçrama yaptığı bölümler geliyor; 1700'lü yıllar, Rokoko dönemi, çok sıradışı kostümlerle farklı deneyimler yaşıyor üstelik kendisinden etkilendiği bir gençle! Ayrıca bu yeteneğine yabancı olduğu için, oldukça da şaşkın bir vaziyette, kendisini bir anda olayların içinde buluyor.

Eğlenceli bir genç yetişkin romanıyla kafanızı dağıtmak, hoş vakit geçirmek isterseniz tereddütsüz alın okuyun derim.

Çıtır çıtır el açması börek

Merhabalar :)

Kanada günlerimin şimdilik bitmesine az kaldı. Buraya geldiğimizde ailemiz tamamlandığı için "şimdilik" diyorum, gelmeyeli yıllar olmuştu, zaman içerisinde de birbirimizle uyumumuz arttı. En kısa zamanda tekrar gelmek istiyorum. Özellikle önümüzdeki yıl Antalya'nın cayır cayır yaz sıcağında olabilir.

Burada iki kere yemek yaptım. Türk mutfağından lezzetleri buraya taşımaya çalıştık, özellikle de annem. Ben iki defasında da aynı böreği yaptım. O kadar güzel oldu ki, tekrar yemek için sabırsızlandık. İkisinde de fotoğraf çekemedim ne yazık ki.

Ancak size videonun görselini buldum, aynen böyle oluyor.


Tarifi Youtube'dan izleyerek takip ettim. Tüm ölçüler gayet iyi, özellikle bu böreğin yapılışını videoda izlemek gerek çünkü değişik bir açma tarzı var. Zor görünüyor ama şaşırtıcı derecede kolay ve zevkli. 

Sofranıza yeni bir lezzet getirmek istiyorsanız deneyin derim. 


Haftasonunuz mutlu, zevkli, bol kahkahalı geçsin... Sevgiler