Kitap, Ceki adlı bir kuyrukluyıldız hakkında. Gökyüzünde hep aynı yerde parlamak isteyen Ceki kuyruğu yüzünden devamlı uzayda dolaşmak zorunda kalmaktadır. Bu durumdan çok rahatsız olsa da bir gün bu farklılığının keyfini çıkarmanın güzelliğini farkeder.
19 Ekim 2022 Çarşamba
Ceki - Ayşıl Akşehirli kitap yorumu
17 Ekim 2022 Pazartesi
Olağanüstü bir gece - Stefan Zweig kitap yorumu
Kitap Baron Fredrich M. von R.'nin hikayesini anlatıyor. 36 yaşındaki Baron'a ailesinden yüklü bir miras kalır ve çalışmadan, sadece Viyana'nın seçkin çevrelerinde beyefendi rolünü üstlenerek boy göstermektedir. Viyana'nın zengin kültürel etkinliklerinden de faydalanıp, yeni çıkan kitapları okumaktadır.
Kitabı fazla spoiler vermeden anlatabildiğimi umuyorum, bu yüzden alıntıları da es geçiyorum. Sevgiler 💗
15 Ekim 2022 Cumartesi
Elmalı, Gömbe, Korkuteli gezisi - 2. Bölüm
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Ben yazana kadar bu gezi bir parça güncelliğini kaybetti ama olsun. Ben tekrar yaşamış gibi olayım yazarken :)
Öncelikle Şule'ye teşekkür etmek istiyorum. Bloguna yorum yazanlar arasında yaptığı aylık çekilişten kazandığım kitaplar elime ulaştı:
- Galileo'nun pergeli - Küçük İskender
- %99 Benim - Sally Thorne
- Bukre - Kahraman Tazeoğlu
Bu geziden sonra iki kez düşüp ayağımı ve dizlerimi incittim. Annem de safra kesesi ameliyatı oldu. İkimiz de iyileşmek üzereyiz.
Gelelim gezimizin devamına, 2. gün Gömbe'de lezzetli bir kahvaltı yaptıktan sonra Yeşil Göl'e gittik. Yollar çok bozuk tabi, küçük araçla yol almak zor oldu. Bir yerden sonra da araçsız, yürüyerek yola devam ediyorsunuz. Rehber gelmemiş daha önce buralara ama ben gelmiştim. Yeşil Göl'e ulaştık, annem yanımda olunca hep O'na göz kulak olmak benim için ilk planda oluyor. Hoşuma da gidiyor, hareket ettiği için ve benim her haftasonu yaşadığım tecrübenin bir kısmını yaşadığı için.
Buraya gelen piknikçilerin bıraktığı çöpler dışında her yer çok güzeldi. Gölün kıyısına inerken bizi bir keçi sürüsü karşıladı.
Buradan Uçarsu Şelalesi'ne yürüdük. Bu rotayı daha önce ziyaret ettiğim için yolu gösterdim. Bu kısım tek kişilik bir patika, bir tarafı uçurum. Annem de hızlı hızlı yürüdü, ne yapsın hep birşeyleri yetiştirme amaçlı yürümüş. Bir şeyi zevk için yapma algısı yok, biran önce bitsin derdinde :) Taşlar oynak, tehlikeli bir patika. Ben de başına birşey gelmesin diye peşindeyim. Uçarsu'ya vardık, şelalenin kaynağında, üst noktasındayız, su taşlardan aşağı akıyor.
Burada uzunca bir süre oturduk, suyun sesini dinlemek çok dinlendiriciydi. Dönüş yolu da gergin geçti benim için. Yolda dallarına mendiller bağlanıp dilek ağacı haline getirilmiş ardıç ağaçları vardı.
Aracımıza ulaştık, normalde sonraki rotamız Subaşı Yaylası'ydı ama arabaların oraya çıkarken arıza yapabileceğinden korktuk ve o rota elendi. Uçarsu'dan ana yola çıkarken bir köyün içinden geçiyorduk, burada rehberimiz üzeri elma dolu ağaçları görünce arabayı durdurdu. Sırf macera olsun diye bir elma ağacının dallarına ulaşmaya çalıştım ve kaydım, sonra daha rahat bir yerden topladım.
Dönüş yoluna tekrar Gömbe'den geçerek girdik. Gömbe'den sonra Akçay diye bir köy var, oranın pazarı kurulmuştu mola verdik. Pazarda herşey aşırı pahallıydı yani bizim semt pazarından bile pahallı ürünler vardı, hayret ettim. İlk defa orada bir esans satıcısı gördüm. Çeşitli bitkilerin küçük şişelerde esansları vardı tezgahında, büyük bir şırıngayla farklı esanslardan karıştırıp daha küçük şişelere doldurup satıyordu. Ben nar çiçeği, yosun otu ve bir koku daha şu an hatırlamıyorum karışımı aldım. Araba ve oda parfümü olarak kullanıyorum, rahatlatıcı geliyor kokusu bana.
Önceki gün yollarda kaybolduğumuz için rehber bizden tur ücretinden ayrı olarak benzin parası isteyince, dönüş yolunda da bir takım bilinmeyen yollara sapınca ana yola dönmesini istedik. Amacı bize yeni yerler keşfettirmekti ama o açıdan pek verimli bir yol gibi görünmüyordu zaten :) Böylece Korkuteli'ye kadar durmadan ilerledik. Öğle yemeği de yememiştik ve akşamüstü Korkuteli'de Ayvalık Saklıbahçe diye bir yerde yemek molası verdik. Aşırı lezzetli kavurması ve yer sofrası şeklinde çardakları var, bu ilçe etiyle de ünlü zaten. Ayvalık denmesinin sebebi de ayva bahçesi içinde olduğu için.
Oradan sonra yaklaşık yarım saatlik bir yolculuk sonrasında Antalya'ya vardık ve şehir içinde bile kaybolmayı başardık 😆 eve ulaştığımızda ise kısa süre içinde yatıp uykuya daldık.
20 Eylül 2022 Salı
Elmalı, Gömbe, Korkuteli gezisi - 1. Bölüm
Geçen hafta annemle bir yayla gezisine katıldık. Elmalı'ya yakın Kaş'ın Gömbe yaylası Antalyalı'lar tarafından yazın tercih edilen oldukça popüler bir yayladır. Daha düşük rakımda bulunan Korkuteli yaylasının tahtını elinden aldı bence. Hem Korkuteli'de meydana gelen hızlı şehirleşme hem de yazın havaların eskisinden sıcak geçmesi sebebiyle...
Katıldığımız tura olan ilgi ile orantılı olarak araç ayarlayan tur rehberi, bizi normal taksi tipi bir arabayla buluşma yerinden aldı. Bir minibüs beklerken şaşırdık ama sevindik daha konforlu gideceğiz diye :) Biri kendi arabası diğeri de kiralık araba olmak üzere peş peşe yola koyulduk.
Elmalı'da bir mola verip ilçenin görmeye değer yerlerini dolaşıp birer çay içtik önce, sonra seyir terasına gidip, yakın olduğu için heybetli görünen, eteklerinde şirin evlerin olduğu bir dağa karşı oturup sohbet ettik. Buradaki molamız biraz uzadı çünkü buraya çıkarken arabamızın lastiği patlamış, yedek lastik takıp tamire götürdü rehberlerimiz.
16 Eylül 2022 Cuma
Uçurum Zamanı | Mert Ofluoğlu kitap yorumu
İmzalı kitap okumaya o kadar alıştım ki, bir kitabı imzasız okumaya başlayınca daha soğuk gelmeye başladı :) O yüzden blog arkadaşımız Mert kitaplarını imzaladığını duyurunca almakta tereddüt etmedim. Serinin ilk kitabı Ters Düz'ü okumuştum zaten, Uçurum Zamanı'ndan sonra şimdi üçüncü kitabı heyecanla bekliyorum.
5 Eylül 2022 Pazartesi
Sevgi Duvarı - Can Yücel kitap yorumu
Bazı yazarlara ve kitaplara kişisel tarihimizde o kadar çok rastlıyoruz ki o kitabı veya yazarı okuduk zannediyoruz ama aslında o kitabı elimize hiç almadık. Can Yücel'in kitapları da benim için öyleydi. Bunu fark edince bazı kitaplarını edindim, sanırım Sevgi Duvarı en bilinen kitaplarından.
1 Eylül 2022 Perşembe
Baba (The Father) film yorumu
Bu filmi açık hava sinemasında izledim ve izlemeden önce konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bu durum film izleme deneyimini benim için daha çarpıcı bir hale getirdi. 2020 yapımı film ilk olarak tiyatro oyunu olarak yazılıp oynanmış. Film bu kadar etkileyiciyken tiyatro oyunu olarak izlemek kim bilir nasıl olurdu..




.jpg)


.jpg)




