4 Şubat 2021 Perşembe

Küçük kara balık - Samed Behrengi

 "Kışın en uzun gecesiydi. İhtiyar bir balık, denizin derinliklerinde yaşayan on iki bin çocuğuyla torunlarını bir araya toplamış, onlara bir hikaye anlatıyordu:..."


İşte o hikaye küçük kara balığın hikayesi. Bu balık, annesinin binlerce yavrusundan sağ kalan ve hep aynı sularda yüzmek istemeyen bir minik. Annesiyle yaşadığı akarsunun ötesinde neler var merak ediyor, dünyayı görmek istiyor.

Küçük kara balık, çoğunuzun da bildiği gibi bir çocuk kitabı ama bence hikaye yetişkinlere de hitap ediyor. Sanırım daha önce bu kitabı alıp yeğenime göndermiştim. Yorum yazmadan önce de daha önce yazmış mıyım diye arattım ama yazmamışım, O'na okumadan göndermişim :) 

Bu hikaye çok ünlü ve ders verici, bu yüzden çevremdeki meraklı bir ufaklığa hediye olarak vereceğim veya sizlerden de isteyen biri olursa gönderebilirim.

2 Şubat 2021 Salı

Starbucks Misto Kurabiye 🍪

 Merhabalar, dün sabah sağanak yağışa rağmen yürüyüşe çıktım. Haftasonu karantinadan sonra ihtiyacım vardı, yağmur da durmadı. Üstümü sıkı sıkı giyinip, şemsiye aldım yanıma. Deniz kenarından yürümeye başladım. Önce paçalarım ıslandı, sonra montum su almaya başladı ardından su geçirmez botlarım tamamen suya battı, sonra da sünger gibi suyu çekti. Sonuç olarak baştan aşağı ıslanıp taksiyle eve döndüm :)


Haftasonu Ufuk Mutfakta bloğunun Starbuck kurabiyesi kafama takıldı, çok canım istedi. Gidip Satrbucks'tan bir tane almak yerine bir tepsi yapıp taze taze tüketmek daha mantıklı. Şeker miktarını da kendim ayarlamak istiyorum damak zevkime göre. Yürüyüşten sonra markete girip malzemeleri aldım. Tarifi benim yaptığım şekliyle yazacağım...



125 gr eritilmiş tereyağı
2 yemek kaşığından biraz fazla şeker
1 yumurta
1 yemek kaşığı nişasta
1 yemek kaşığı süt
Yarım çay kaşığı tuz
Yarım çay kaşığı karbonat
Yarım çay kaşığı kabartma tozu
1,5 su bardağı tam buğday unu
1/2 su bardağı fındık
1/2 su bardağından biraz az bitter damla çikolata

Tereyağı ve şekeri çırpın. Önce yumurta sonra sütü ilave edip karıştırın, buzdolabına koyun. Kuru malzemeleri ayrı bir yerde hazırladıktan sonra buzdolabından çıkardığınız karışımı ekleyin. İri doğranmış fındık ve çikolatayı da katıp hamuru karıştırın. Cevizden daha büyük toplar yuvarlayıp yağlı kağıt serili tepsiye dizin. Topların üzerine avucunuzla bastırıp düzleyin. 180 derecede 12-15 dakika pişirin.

İnanılmaz lezzetli oldu, iki ayrı komşuya da verdim. Akşam biri mesaj atıp biraz daha istedi ama kalmadığı için bugün tekrar yapmayı düşünüyorum. Ben de iki tane yiyebilmiştim, birkaç tane daha yerim :)

Yapmayı düşünenlere şimdiden afiyet olsun ❤

24 Ocak 2021 Pazar

Karayip Korsanları 2: Ölü Adamın Sandığı

Merhabalar, iki günlük karantinanın sonlarına yaklaşıyoruz... Çarşamba günü tezimin ilk teslim aşamasını gerçekleştirdim. Bir nüsha spiral cilt ve turnitin diye bir çıktı (Tezin orijinal olduğunu kanıtlamak için bir programda taratıyorsunuz, diğer yayınlarla kıyaslayıp bir yüzde veriyor program, benzerliğin %25'in altında olması isteniyor. Benimki %9 çıktı, yani oldukça özgün bir tez :) ayrıca bölüm onaylı tez komitesinde olmasını önerdiğiniz jüriler, 5 hoca, ikisi farklı üniversiteden, 2 hoca ismini de yedek yazdığınız bir dilekçe. Hocaları enstitü belirledikten sonra, tez savunması sunumunu yapabileceğim bir gün belirleyeceğiz, tabi ki hocaların uygun olduğu bir zaman seçilecek, şubat ayında olmasını planlıyoruz. 

Çarşamba gününden sonra perşembe ve cuma koşturmayla geçti. Perşembe akşamı 250 parçalık bir puzzle bitirdim, rahatlamaya ihtiyacım vardı. Cumartesi hiçbir şeye konsantre olamadım ancak bugün sakinleşip bir filmin başına geçebildim.

Aslında filmi izlemişim önceden, sonradan farkına vardım. Sanırım bu seriden izlemediğim yok zaten ama yine de ara ara izliyorum, Karayip Korsanları'nı seviyorum, denizcilikle alakalı olduğu için sanırım. Bir zamanlar Kaptan Cook'un günlüklerinden oluşan kalın bir kitabı zevkle okumuştum. İlk haritacıların denizciler olması, bu konuya beni çekiyor.

Filme girizgah yapayım, çok anlatmadan, izleme keyfini kaçırmadan bitireyim... Serinin ilk filminden  tanıdığımız Elizabeth Swan ve denizci sevgilisi Will Turner evlenmek üzereyken tutuklanır. Will Turner'la anlaşma yapmaya çalışan İngiltere devleti temsilcileri, Elizabeth Swan'ın özgür kalmasına karşılık Jack Sparrow'la görüşmesini, O'nun İngiltere için çalışmasına ikna etmesini ve O'na ait sıradışı bir pusulayı getirmesini ister. Will, Jack'in gemisi Siyah İnci'yi aramaya koyulur. Ancak Jack, pusulaya karşılık Will'den, Uçan Hollandalı adlı zombi mürettebatı olan geminin kaptanına ait bir anahtarı kendisine getirmesini isteyecektir.

Johnny Depp'in sıradışı oyunculuğu ve bazı kaçma kovalama sahneleri oldukça eğlenceli ve komik. Olaylar esrarengiz ve sanki gemicilerin anlattığı efsane hikayelere dayanıyor, ben çok sevdim. 

Son olarak mahallemizden kedi fotoğrafları paylaşacağım sizinle. Siz de benim gibi sokakta olmayı özlüyor musunuz?



14 Ocak 2021 Perşembe

Saklambaç - N.G. Kabal

 N.G. Kabal gençlik kurgu serüvenleri yazan başarılı bir genç yazar. Hayalgücü ve anlatımının güzel ve dinamik oluşu beni her zaman çekiyor. İlk olarak Gecenin Hikayesi adlı kitabını okumuştum ve oldukça beğenmiştim. Yazarın kalemi hakkında fikir sahibi olmak için yorumumu BURADAN  okuyabilirsiniz.


Başka kitaplarını alıp okumak için fırsat kolluyordum ki Instagram hesabından Wattpad'de yeni bir öykü yazmaya başladığını duyurdu. Hemen okumaya başladım, adı Saklambaç...

Şu ana kadar dört bölüm yazdı, ben de dördüncü bölümdeyim ve oldukça sürükleyici gidiyor...

Küçük bir kasabada yer alan üniversitede amigo kızlar sırayla öldürülmektedir. Hikaye başlamadan ikisi öldürülmüştür ve şimdi takımda yer alan diğer kızlar ölüm gerginliği yaşamaktadırlar. Soruşturmayı yürüten yakışıklı dedektif kızların favorisidir ve kızların biriyle yakınlaşmaya başlar. Doğal olarak bu kız başına en çok iş açandır. Anlatım, amigo kızlardan oluşan bir arkadaş grubunun çevresinde yoğunlaşıyor ve bu kızların aileleriyle ve erkek arkadaşlarıyla yaşadıkları hayatları da okuyorsunuz.

Biraz kafa dağıtıp eğleneyim diyorsanız şans verebilirsiniz. 
Wattpad linki için TIK

Sevgiler...

13 Ocak 2021 Çarşamba

Loving Vincent film yorumu

Merhabalar, bu filmin yorumunu bir blogda okuyup izlemeye karar vermiştim. Şu an hangi blogdu hatırlamıyorum, film veya kitap önerilerini not alırken hangi blogda gördüğümü de not alsam çok iyi olacak :)

Çocukluğumdan beri evimizde Van Gogh'un resimlerinin olduğu, baskısı çok kaliteli bir kitap var. Ara ara bu kitabın sayfalarında ressamın hipnoz etkisi yaratan fırça darbelerini incelerdim. Kullandığı parlak renkler ve kendi günlük hayatının içinden yaptığı resimler beni çok etkilerdi. Daha sonraki dönemlerde ise daha bilinçli incelediğim Starry Night (Yıldızlı Gece) isimli resmi favorim olmuştu. Zevklerim devamlı değiştiği için sonrasında çok farklı tarzlarda resim yapan sanatçılar arasından da beğendiğim birçok resim oldu.



Filme gelirsek beni çeken tarafı, Van Gogh'un tablolarında yansıttığı karakterlerin yüzü aşkın ressam tarafından tekrar canlandırılıp film haline getirilmesi oldu. Yukarıda gördüğünüz sahne filmden bir kesit, animasyonun yağlı boya resimlerle yapılmış hali anlayacağınız. Gerçekten çok ilginç ve güzel olmuş. Tek kötü yanı benim için, fırça darbeleri her saniye değiştiği için bir süre sonra midemin bulanmaya başlaması oldu. Yarıdan sonra kötü oldum ama izlemeye değdi yine de.

Film, Vincent'ın ölümünden sonrasını anlatıyor. Ölmeden önce yazdığı son mektubu postacının eline geçiyor, mektup kardeşi Teo'ya yazılmış. Ancak O'da Vincent'ten kısa bir süre sonra hayatını kaybediyor. Böylece mektubu Vincent'a en yakın kişiye ulaştırılması konusunda postacı oğlundan yardım istiyor. Böylelikle oğlu kendini Vincent'ın hayatını soruştururken buluyor...

Ressamla ilgili birçok şey öğrendim, karakterini anladım, hakkında bazı detayları bilmek iyi oldu. Kısacası filmi sevdim. Tavsiye ederim, fragmanını aşağıya bırakıyorum.


Ayrıca tezimin teslim aşamalarındayken stresimi alması iyi oldu :) 

10 Ocak 2021 Pazar

Soru-Cevap Mimi #2

Evde soru-cevap kartlarının olduğu bir oyun olduğundan bahsetmiştim size daha önce. Sohbet amaçlı sorular var kartlarda, çok saçma sorular da var. Ben bazı kartları yine burada cevaplamak için ayırdım, mim gibi olacak. İsteyen kendi blogunda da cevaplayabilir :)


1. İkinci şansa inanır mısın?

Evet inanırım, hem de çok. Mesleki başarılarımda hep ilk şansta başarısız olup, ikinci şansta başarıyı elde etmişimdir. İlk şans ikincisinin provası gibidir. Başarısızlıktan korkmamak gerek.

2. Sevgilinde arayacağın ilk özellik nedir?

Beni sevmesi, sevgisinde ısrarcı olması. Zeki, romantik, eğlenceli, güldürebilen ve özü sözü bir olması.

3. Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

Hem çok gezip hem de çok okuduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki, çok okuyan bilir. Gezmekle gittiğiniz yerlerin tarihini veya biyoçeşitliliğini öğrenebilirsiniz en fazla, birinden duyduğunuz bilgiler de her zaman doğru olmaz, okumak lazım. 

4. Eski sevgililerinle arkadaş kalabilir misin?

Şimdiye kadar kalamadım. Eski sevgiliniz yeni sevgilisini ve birlikte yaptıklarını gözünüze sokunca hele hiç olmuyor. Facebook'ta yaşadığım bir durum...

5. Geçmişte hangi zaman diliminde yaşamak isterdin?

Geçmişte yaşamak istemezdim açıkçası. Teknolojiyi ve teknolojik gelişmeyi takip etmeyi sevdiğim için tam zamanında doğmuşum. Geçmiş çağlarda daha çok yaşanan zorluklara, savaşlara tanık olmak istemezdim. Ama Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer Seri'sini okuduğumda, oradaki roman kahramanları gibi orta çağa zaman yolculuğu yapmak istedim. Kabarık elbiseler giyip, o zamanki dansları ve ritüelleri öğrenip orta çağda bir baloya katılmak isterdim.

6. Para birimi mutluluk olsaydı hangi iş seni zengin ederdi?

Akademisyenlik

7. Sence ilk buluşma için en ideal yer neresi?

Salaş bir yer değil kesinlikle, çok lüks bir yer de değil. Samimi bir ortamı olan kaliteli bir yer. İçki de içilmemeli bence, kahve veya çay içilip sohbet edilmeli.

6 Ocak 2021 Çarşamba

Yeni yılın ilk günleri

 Merhaba, bloga yazı yazmak istiyorum ama ne yazacağımı bilmiyorum, ortaya karışık bir şeyler olacak sanırım :) Yeni yıla gireceğimiz gün, 31 Aralık'ta, hocam benden tezimin düzeltmelerini bitirip kendisine göndermemi istedi. O gün akşam 9'a kadar tez yazdım, baştan sona okudum. Gönderdiğimde, o benim için en önemli yeniyıl hediyesi olmuştu. Yazarken biraz gerildiğim için sonrasında kısa bir mutluluk dalgası yaşayıp akşam yiyeceğimiz yemekleri hazırladık. Ben başlamadan annem de elini sürmediği için yemeğe biraz geç oturduk. Meze yapmak için birsürü malzeme almıştım, elimi bile süremedim hiçbirine. Bir de pasta yapacaktım, o da yalan oldu :D


Kendime yeniyıl akşamı için hoş bir kazak almıştım, giyinip makyaj yapacaktım... Fotoğraf çekecektim... Neredeee Gaffur pijamasına benzeyen (yanlız benimki kareli) pijamalarımla girdim yeni yıla :D

Şimdi tezimin ikinci aşama düzeltmeleri de geldi. Yazıp, yazım şablonuna göre ayarlayacağım. 

Yeniyıldaki sokağa çıkma yasağından sonra hergün yürüyüş yapmaya başladım. Hem evde kalmaktan çok sıkılmıştım, hem de hareketsizlikten vücudumun her yerinin uyuştuğunu hissediyordum. Bu durum beni tembelliğe itiyordu. Yanlız başıma kalabalığa karışmadan yürüyorum. Güvenli ve uzun yürüyüşler yapmaya çalışıyorum.


Geçen hafta başımıza bazı aksilikler geldi ama ne olursa olsun yılbaşı haftası güzel geçti, düne kadar hala eğlenceli yılbaşı kutlama mesajları alıyordum. 

Bu ayın 22'sinde blogum 6. yaşına girecek. Zaman çok hızlı akıp geçmiş, 6 yıl az bir süre değil. 5. yaşı için yazı dahi yazamamıştım ama bu sene çekiliş haberiyle kutlarım umarım. Çekilişler hep geriden geldiği için en son çekiliş 4. yaşı içindi. Bu sene için henüz bir hazırlığım yok ama önümüzdeki aylarda düşünüyorum. 

Patrick Rothfuss'un Bilge Adamın Korkusu kitabına başladım. Bu sene kendi zevkime uygun birçok kitap okumak istiyorum. Beni mutlu eden şeylerle dolu dolu geçsin istiyorum bu yıl, sevgiler ❤