Telefonuma gelen bu resim ve dileklerle bayramınızı kutluyorum. Bayramınız bayram gibi geçiyordur umarım. Ben dünü Korkuteli'de aile dostlarımızın yanında geçirdim ve neredeyse 1 koyun yedim ;) Burada bol fırtınalı ve yağışlı geçen birkaç günden sonra bayramda hava açtı. Sonbahar kendini hissettirmeye başladı...
25 Eylül 2015 Cuma
16 Eylül 2015 Çarşamba
Google Haritalar'ın Katkılarıyla Yapılan Bir Koruma Projesi
Merhaba herkese,
Google'ın da bir blogger sayfası var ve az önce okuduğum Kenya'da fillerin korunması ile ilgili proje ve bu projede Google Maps ve Street View özelliğinden nasıl faydalanıldığına dair bir yazı. İşbirliği süper, koruma projesi harika, daha ne olsun... İçeriği detaylı incelemek isteyenler için link aşağıda :)
http://googleblog.blogspot.com.tr/2015/09/walk-alongside-elephants-of-samburu.html
Google'ın da bir blogger sayfası var ve az önce okuduğum Kenya'da fillerin korunması ile ilgili proje ve bu projede Google Maps ve Street View özelliğinden nasıl faydalanıldığına dair bir yazı. İşbirliği süper, koruma projesi harika, daha ne olsun... İçeriği detaylı incelemek isteyenler için link aşağıda :)
http://googleblog.blogspot.com.tr/2015/09/walk-alongside-elephants-of-samburu.html
12 Eylül 2015 Cumartesi
Meksika Mutfağı'ndan
Ben İstanbul'da üniversitede öğrenciyken, ilk yıllarda ablamla yaşıyorduk. Ben O'na evde yemek yapardım, yemek yapma sırası O'na geldiğinde ise O beni yemeğe çıkarırdı. Çünkü o okulu bitirmiş Kandilli Rasathanesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştı bile. O yıllarda Rumeli Hisarüstü'nde oturuyorduk ve bir gün beni Etiler'de Fridays'e götürmüştü. Ben acı sevdiğimden Meksika Mutfağı yemeklerinden sipariş verdik, yanına da içeceklerimiz Margarita'ydı... O akşamın lezzetini, sohbetini unutamam. Harika bir akşam geçirmiştim...
Şu ara terörün şiddetinin, taraflaşan insanların birbirine uyguladığı şiddetin, gazetecilere yapılan saldırıların ve şahsen benim hayatımda ve pek çoğumuzun hayatında bizi yıpratmaya çalışan insanların uyguladığı psikolojik şiddetin hayatımıza düştüğü günler. Zaten ulus olarak ülkemizde yaşanan haksız ölümlerin bedelini devamlı yaşamaktayız, o yüzden üzerimize yapışan bir üzgünlük hali var. Biraz unutalım, coşalım desek kafamıza vurulup susturuluruz biz...
Kendimizi daima arındıralım. Baskıları, heves kırmaları umursamadan, üzücü olaylardan en az zarar görecek şekilde yaşayalım. Ne yapıyorsak, aşkla yapmaya devam edelim...
Geçen gün yaptığım Beef & Cheddar Nachos'tan bahsetmek istiyorum size. Üstüste yemek tarifleri verince, yemek bloğu sanılmasın ama burası. Benim çok sevdiğim Meksika Mutfağı'ndan yıllar sonra yediğim ilk atıştırmalık! :) Biraz da arkadaşımla bahsettiğim hüzün bulutundan çıkalım diye böyle bir değişiklik yaptım. Tarifi My Beautiful Cook Book sitesinden buldum. Bu siteyi uzun bir süredir severek takip ediyorum. Tarifin linkini vereceğim ama siteye de şöyle bir göz atmadan geçmeyin derim... Fajita baharatı, meksika fasulyesi, nachos cipsi gibi egzantrik malzemelerin hepsini Metro'da tek bir bölümde, altalta birkaç rafta bulabiliyorsunuz. Bu tarifin yolculuğu zannedilebileceği kadar dolambaçlı değil, pratik.
Biz acıyı dengelesin diye yanına karadut şarabı açtık. Tüm tepsiyi iki kişi zevkle tükettik. Denerseniz afiyet olsun şimdiden. Yemek yapmak terapi gibi gerçekten, sonrasında sevdiğiniz bir arkadaşınızla da tüketiyorsanız konuşma kısmı da tamamlanıyor, tam oluyor. Hafifleyin hafta sonunda, keyifle geçirin... Sevgiler...
29 Ağustos 2015 Cumartesi
Şakşuka Yemeden Yaz Bitmesin!
Bugünlerde Antalya şehir bloglarında, Antalya Tanıtım Vakfı tarafından derlenmiş Yöresel Yemekler Kitabı'ndan, Antalya Usülü Şakşuka tarifi dolaşıyor. Ben bayılırım bu yemeğe, Antalya usülü de lezzeti bir başka. Meze olarak restorantlarda da gelir. Doya doya yemek istiyorsanız, işte tarif. Ben denedim, enfes oluyor :)
Malzemeler
Kemer patlıcan – 3 adet
Patates – 3 adet
Yeşil sivri biber – 6 adet
Domates – 4 adet
Sarımsak – 3 diş
Sirke – 1 yemek kaşığı
Kızartma yağı (Zeytinyağı tercih) – 2 çay bardağı
Maydanoz – yarım demet
Tuz – 1 tatlı kaşığı
Hazırlanışı
Sebzeleri kızartma:
1- Patlıcanları alacalı soyunuz. Küp küp doğradıktan sonra tuzlu suda 30 dakika dinlendiriniz.
2- Patatesleri, yeşil sivri biberleri de ayıklayıp yıkadıktan sonra patlıcanlar gibi küp küp doğrayınız.
3- Kızgın yağda sırasıyla önce patatesleri, sivri biberleri ve son olarak patlıcanları kızartınız.
Sos Hazırlama:
1- Rendelenmiş domatesler ile ezilmiş sarımsak dişlerini, orta ateşte karıştırarak domateslerin saldıkları suyu çektiriniz. Tuzu sirkeye ekleyip, karıştırınız.
2- Domateslere kızarmış sebzeleri, bir kahve fincanı kadar suyu katıp karıştırınız. Birkaç taşım kaynatmadan sonra ocağın altını kapatınız. Soğumaya bırakınız.
3- Yemeği kayık servis tabağına çıkartınız. Üzerine kıyılmış maydanoz gezdiriniz. Sofraya veriniz.
İsterseniz ilave olarak, 3-5 adet taze soğanı da küp küp doğrayıp, kızgın yağda kızarttıktan sonra diğer kızarmış sebzelere de katabilirsiniz. Domates sosuna baharat olarak kekik koyabilirsiniz. Maydanoz yerine fesleğen kullanabilirsiniz.
Kıyılmış maydanoz veya fesleğeni bir kahve fincanı kadar ufalanmış tulum peyniri ile karıştırabilirsiniz ki, gerçekten şahane olur.
Kaynak: Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV)
24 Ağustos 2015 Pazartesi
Mevlana'dan Düşündüren Sözler - Bölüm 1
Baki Apaydın'ın Mevlana'dan Düşündüren Sözler kitabını okumaya başlamıştım, bayağı oldu. Kalın bir kitap, zaman zaman açıp devam ediyorum ve beğendiğim sözlerin altını çizerek gidiyorum. Kitabın henüz dörtte biri bitti, ara ara seçtiğim sözleri yayınlarım. İşte size kitaptan bilinci yükselten sözler:
- Dünyada herşey birşeyi çekmiştir; sıcak, sıcağı çekmiştir, soğuk soğuğu. Aslı olmayanlar aslı olmayanları çeker durur.
- İnsanları iyi tanıyın! Her insanı kötü bilip kötülmeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
- Ne bahtiyardır o kişi ki, yoldaşı hased değildir.
- Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan; fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.
- Doğru yolu aramayan, gerçeği bulmaya çabalamayan, kendi havasına uyup kötü bir yol tutan, kötü bir töre koyan kişiyi de, yel, ad toplumunu kaptığı gibi kapar, helak eder gider.
- Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.
- Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.
- Hırsı bırak, kendini boş yere harcama, toprak altında çırak da bir, ustada.
- Kötü huy adet edinme; kökleşir, yerleşir.
- Akıllı o kişidir ki, çekilen beladan, dostların ölümünden ibret alır.
- Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o, yine dilsiz sayılır.
- Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık belirtmeksizin yumuşak ol.
- Vicdanını hırstan koru.
- Çok ziyaret usandırır, az ziyaret dostluğa zarar verir.
- Selam, kelamdan öncedir.
- Sevgi, varlığın özüdür.
- İnsanların kalp birliği, dil birliğinden yeğdir.
- İnsana, aradığı şeye bakarak değer biçilir.
- Sen cansın, öyle olduğu halde kendini beden sanmaktasın.
- Sual de bilgiden doğar, cevap da.
- Dinin aslını anlamaya imkan yoktur, ona ancak hayran olunur.
- İnsanlarla dost ol. Çünkü kervan ne kadar kalabalık ve halkı çok olursa, yol kesenlerin beli o kadar kırılır.
- Dua ve ibadet, Allah ile olmaktır. Duanın en yücesi, hayatın dua mayası ile yoğurulabilmiş olmasıdır.
- Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır. Ama su, geminin içine girerse onu batırır. Gemi için su ne ise, mü'min için dünya odur.
- Sabır, arıdır ama tatlı bir meyvesi vardır.
- Bütün cihanı araştırdım. Güzel ahlaktan daha üstün bir liyakat bulamadım.
- Demir gibi cahili, altın gibi bilginden daha kıymetli yapan şey, ahlaktır.
- Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.
- Herşeye doğru demek aptallıktır, herşeye yanlış diyen zorbadır.
- Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir.
- Kuş, ancak kendi cinsinden kuşlarla uçar.
Önce bu kadarını hazmedelim değil mi? Devamı daha sonra gelsin. İyi haftalar :)...
21 Ağustos 2015 Cuma
Timsah Derisi Desenli Bluzum
National Geographic Channel'da bir zamanlar koruma altına alınan timsahlarla ilgili belgeselleri izleyemeyen, timsah resimlerine bile bakamayan, içi gıcıklanan bana, timsah derisi desenli kumaş sattılar! Aslında ben kumaşçıya leopar desenli bir parça kumaş alıp, bluz dikmek veya diktirmek üzere gitmiştim. Leopar desenli olacak ama leopar renklerinde olmayacaktı, farklı renklerde leopar deseni arıyordum. Satıcı siyah-beyaz renkte gösterdi istemedim. O zaman bunu alacaksınız diye bu kumaşı çıkardı...
Kumaşı görünce hipnotize oldum sanki, tasarımı çok hoşuma gitti. Başka birşeye bakmadan satın aldım. Bu arada yeri şifon yani oldukça ince bir kumaş ve serin tutuyor. Kendim dikmedim, hemen bunu giymeliyim diyerek terziye koştum, atlet kollu uzun bir tunik şeklinde diktirdim. Tatile çıkmak üzereydim, gitmeden son gün akşam da terziden bluzu aldım.
Sabah yola çıkarken de giydim. Baktım bluzum hakkında kimse yorum yapmıyor dayanamayıp sordum ablama "leopar desenli bluzum nasıl?" diye. Bu leopar deseni değil, timsah veya yılan deyince uyandım! :) Buna bir moralim bozuldu, çünkü timsah ve yılan en sevmediğim hayvanlar, hatta çok korkarım...
Bunlar geçen yaz oldu işte. Soğuyup çok giymediğim bluzu bu yaz tepe tepe kullanıyorum. Hatta az önce büromda oturmuş çay keyfi yaparken National Geographic'in dergisinde karşıma çıkan "Timsahın Dönüşü - Bir zamanlar değerli derisi için yoğun saldırı altındaydı. Şimdiyse koruma altında" adlı makaleyi resimlerini inceleye inceleye okudum :) O da yetmedi Vikipedia'dan timsahlarla ilgili bilgiler edindim, görsellere baktım bol bol. Tamam kabus gibi bir hayvan ama nesli tükensin istemem, hakkında bilgi edinince biraz sevmeye bile başlıyorsunuz. Yine de aman yani, Allah karşılaştırmasın.
20 Ağustos 2015 Perşembe
Aşırı Sıcak Havaların Vücudumuza Etkisi
Antalya'da, Türkiye'nin en düşük enlemlerinde yaşayan biri olarak, benim sıcaklardan şikayetim Sonbahar geldiğinde bile bitmez :). Açık havada olmayı çok seven, yürüyüşçü biri olarak benim ne kadar zorlandığımı tahmin edersiniz. Zararlarını bilerek de güneşin altında kalmak olmaz tabii, özellikle bugün bu konuda bilgilendikten sonra. Bilim ve Teknik Dergisi'nde okuduğum kısa makale, tam da benim gibi, hava sıcak ve güneşli de olsa, yerinde duramayıp dışarıya çıkanlar için bir uyarı niteliğinde, paylaşmadan olmaz...
![]() |
| Resim kaynağı: NASA/SDO/AIA/Goddart Space Flight Center |
"Küresel ısınmanın en önemli etkilerinden biri de iklim değişiklikleri. İklim sistemlerindeki değişiklikler nedeniyle son yıllarda hava sıcaklıklarının çok yüksek olduğu daha uzun yaz mevsimleri görülüyor. Bütün ekosistem üzerindeki etkilerinin yanısıra aşırı sıcak hava akımları insanlar için de büyük tehlike oluşturuyor. İnsan vücudu çeşitli şekillerde ısı kaybeder. Örneğin terleme vücudun soğumasını sağlar. Ayrıca kan dolaşımı da vücudun ısı kaybetmesine yardımcı olur. Hava sıcaklığı arttığında kalp daha fazla kan pompalamaya başlar. Kan akışındaki artış nedeniyle kan damarları genişler. Derinin yüzeyine daha yakın hareket etmeye başlayan kan vücudun ısı kaybetmesini kolaylaştırır.
Ancak hava sıcaklığının çok yüksek olduğu durumlarda ortaya çıkan aşırı terleme vücudun çok miktarda sıvı kaybetmesine neden olur. Bu süreçte biyokimyasal süreçlerin gerçekleşmesinde hayati öneme sahip bazı kimyasal maddeler de kaybedilir. Bu durumda baş dönmesi, halsizlik, bulantı, kaslarda kramp, gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar.
Hava sıcaklığının çok yüksek olduğu durumlarda vücut tarafından soğurulan ısı miktarı yayılan ısıdan fazla olabilir. Bu durumda vücut sıcaklığı yükselmeye başlar. Vücut sıcaklığındaki artış, merkezi sinir sistemini ve kan dolaşımını etkiler. Vücut sıcaklığının 40⁰C'yi aşması durumunda ise beyinde, kalpte, böbreklerde ve kaslarda ciddi hasarlar oluşabilir ve bilinç kaybı ortaya çıkabilir. Sıcak çarpması olarak isimlendirilen bu durum tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir rahatsızlıktır."
Bilim ve Teknik Dergisi, Temmuz 2015.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







