10 Ocak 2021 Pazar

Soru-Cevap Mimi #2

Evde soru-cevap kartlarının olduğu bir oyun olduğundan bahsetmiştim size daha önce. Sohbet amaçlı sorular var kartlarda, çok saçma sorular da var. Ben bazı kartları yine burada cevaplamak için ayırdım, mim gibi olacak. İsteyen kendi blogunda da cevaplayabilir :)


1. İkinci şansa inanır mısın?

Evet inanırım, hem de çok. Mesleki başarılarımda hep ilk şansta başarısız olup, ikinci şansta başarıyı elde etmişimdir. İlk şans ikincisinin provası gibidir. Başarısızlıktan korkmamak gerek.

2. Sevgilinde arayacağın ilk özellik nedir?

Beni sevmesi, sevgisinde ısrarcı olması. Zeki, romantik, eğlenceli, güldürebilen ve özü sözü bir olması.

3. Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

Hem çok gezip hem de çok okuduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki, çok okuyan bilir. Gezmekle gittiğiniz yerlerin tarihini veya biyoçeşitliliğini öğrenebilirsiniz en fazla, birinden duyduğunuz bilgiler de her zaman doğru olmaz, okumak lazım. 

4. Eski sevgililerinle arkadaş kalabilir misin?

Şimdiye kadar kalamadım. Eski sevgiliniz yeni sevgilisini ve birlikte yaptıklarını gözünüze sokunca hele hiç olmuyor. Facebook'ta yaşadığım bir durum...

5. Geçmişte hangi zaman diliminde yaşamak isterdin?

Geçmişte yaşamak istemezdim açıkçası. Teknolojiyi ve teknolojik gelişmeyi takip etmeyi sevdiğim için tam zamanında doğmuşum. Geçmiş çağlarda daha çok yaşanan zorluklara, savaşlara tanık olmak istemezdim. Ama Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer Seri'sini okuduğumda, oradaki roman kahramanları gibi orta çağa zaman yolculuğu yapmak istedim. Kabarık elbiseler giyip, o zamanki dansları ve ritüelleri öğrenip orta çağda bir baloya katılmak isterdim.

6. Para birimi mutluluk olsaydı hangi iş seni zengin ederdi?

Akademisyenlik

7. Sence ilk buluşma için en ideal yer neresi?

Salaş bir yer değil kesinlikle, çok lüks bir yer de değil. Samimi bir ortamı olan kaliteli bir yer. İçki de içilmemeli bence, kahve veya çay içilip sohbet edilmeli.

6 Ocak 2021 Çarşamba

Yeni yılın ilk günleri

 Merhaba, bloga yazı yazmak istiyorum ama ne yazacağımı bilmiyorum, ortaya karışık bir şeyler olacak sanırım :) Yeni yıla gireceğimiz gün, 31 Aralık'ta, hocam benden tezimin düzeltmelerini bitirip kendisine göndermemi istedi. O gün akşam 9'a kadar tez yazdım, baştan sona okudum. Gönderdiğimde, o benim için en önemli yeniyıl hediyesi olmuştu. Yazarken biraz gerildiğim için sonrasında kısa bir mutluluk dalgası yaşayıp akşam yiyeceğimiz yemekleri hazırladık. Ben başlamadan annem de elini sürmediği için yemeğe biraz geç oturduk. Meze yapmak için birsürü malzeme almıştım, elimi bile süremedim hiçbirine. Bir de pasta yapacaktım, o da yalan oldu :D


Kendime yeniyıl akşamı için hoş bir kazak almıştım, giyinip makyaj yapacaktım... Fotoğraf çekecektim... Neredeee Gaffur pijamasına benzeyen (yanlız benimki kareli) pijamalarımla girdim yeni yıla :D

Şimdi tezimin ikinci aşama düzeltmeleri de geldi. Yazıp, yazım şablonuna göre ayarlayacağım. 

Yeniyıldaki sokağa çıkma yasağından sonra hergün yürüyüş yapmaya başladım. Hem evde kalmaktan çok sıkılmıştım, hem de hareketsizlikten vücudumun her yerinin uyuştuğunu hissediyordum. Bu durum beni tembelliğe itiyordu. Yanlız başıma kalabalığa karışmadan yürüyorum. Güvenli ve uzun yürüyüşler yapmaya çalışıyorum.


Geçen hafta başımıza bazı aksilikler geldi ama ne olursa olsun yılbaşı haftası güzel geçti, düne kadar hala eğlenceli yılbaşı kutlama mesajları alıyordum. 

Bu ayın 22'sinde blogum 6. yaşına girecek. Zaman çok hızlı akıp geçmiş, 6 yıl az bir süre değil. 5. yaşı için yazı dahi yazamamıştım ama bu sene çekiliş haberiyle kutlarım umarım. Çekilişler hep geriden geldiği için en son çekiliş 4. yaşı içindi. Bu sene için henüz bir hazırlığım yok ama önümüzdeki aylarda düşünüyorum. 

Patrick Rothfuss'un Bilge Adamın Korkusu kitabına başladım. Bu sene kendi zevkime uygun birçok kitap okumak istiyorum. Beni mutlu eden şeylerle dolu dolu geçsin istiyorum bu yıl, sevgiler ❤

25 Aralık 2020 Cuma

Mimlendim: 2020 Yıl Sonu Raporu

 Sevgili Şule (Şule Uzundere Blog) beni mimlemiş, teşekkür ediyorum. O'nunkini BURADAN  okuyabilirsiniz. Bu yılsonu mimlerini özellikle 31 Aralık akşamı cevaplamak çok zevkli ama şimdi de yazma şevki gelmişken neden olmasın? :)

1) 2020 senin açından nasıl geçti?

Herşeyden önce çok zorlu geçti diyebilirim. Dışarıda zaman geçirmeyi çok seven biri olduğumu blogumu takip edenler bilir. Yürüyüşlere, mekanlarda arkadaşlarımla sohbet etmeye bayılırım. Bu sene bunları çok az yapabildim. Kısa mesafe yürüyüşler ağırlık kazandı, bunu iki kişi yaptığımız oldu ama yanlız da çok çıktım. Eskiye göre yanlız bir yıl geçirdim, umarım başımıza gelen aksilikler de yanlız 2020'de kalır...

2) Yıl boyunca yapmayı en çok özlediğin şey nedir?

Sanırım en çok, bu sene en fazla 4-5 kere yaptığım doğa yürüyüşlerini hemen hemen her haftasonu yapmayı özledim.

3) Biraz da olumlu yönden bakalım. 2020'de güzel geçtiğine inandığın veya  2020 şu yönden uğurlu geldi dediğin bir durumla karşılaştın mı?

Sadece tezimin bitmesi olumlu bir gelişme oldu.

4) Karantina süresinde veya bulabildiğin boş vakitlerde kendine zaman ayırabildin mi? Ayırdıysan neler yaptın? (Örneğin yeni bir hobi edinme, önceki alışkanlıklara daha çok vakit ayırabilme vb.)

Karantina süresinde kendime zaman ayırabildim. Başta tedirginlikten birşeye odaklanamıyordum ama sonra bu duruma alışıp verimli geçirdiğim zamanlar oldu. Kitap okudum, çalıştım... Bir ara dikiş dikeyim dedim ama sonra önceki alışkanlıklara geri döndüm. Çalışırken, kitap okumak veya yazı yazmak da sanki işin bir parçasıymış gibi geliyor bana ama dikiş dikmek çok zaman alıcı ve farklı birşey gibi geldi :)

5) Son olarak 2021 yılından beklediklerin neler?

Sağlık ve mutluluk bekliyorum 2021'den. Bol bol sosyalleştiğimiz, arkadaşlarımıza sarılıp öpebildiğimiz neşeli, her anlamda bolluk, bereket getiren bir yıl olsun. 

Yapmak isteyen herkesi davet ediyorum mime, sevgiler❤

18 Aralık 2020 Cuma

2021'de kendimden beklentilerim, hedeflerim

Daha yeniyıla girdiğimizin üçüncü ayında ortaya çıkan Covid ve vakalarıyla buruk bir yıl oldu 2020. Maskelerimizin altından soluk alıp verdik uzun saatler, bize rahatsızlık verdi. Toplum içine her çıkışımız iğne üstünde oldu sonrasındaysa hasta olur muyuz acaba gerginliği... Uzun aylar boyunca yaptığımız hiçbir işten tat ve verim alamadık, iş yerimize, okulumuza gidemedik. Tek başımıza motive olamadık...


Geçmiş yılın genel bir bakışla bilançosu böyle. Diğer taraftan blogda bayağı aktifmişim bu sene, 2015'ten beri en çok yazı yazdığım senelerden 3.sü ve yazı sayısı 2.si olan 2017 yılına çok yakın, belki o rakamı yıl sonuna doğru geçebilirim bile. Benim için bloga yazı yazmak, yeni birşeyler yapmışım demek ama başta da yazdığım gibi geçmiş senelerdeki gönül rahatlığıyla değildi çoğu zaman. 

Ben 2019'a girerken gece yarısı blog yazmıştım, tam saat 00.00 gibi yayınlamıştım. Belki bu sene de yemekler yenildikten sonra o tatlı rehavetle bir yılbaşı yazısı daha yazarım veya bir mim cevaplarım. Çok hoşuma gitmişti çünkü, geçen sene de yapmak isteyip yapamamıştım.


Şimdi geleyim yeniyılda kendimden beklenti ve hedeflerime :) İşin tuhaf tarafı ilk anda aklıma hiçbirşey gelmeyişi... Ya ben hedeflere ulaşmaya çalışmaktan yıldım ya da hedefim kalmadı. Böyle olmamalı, bunu tam olarak bir yaşlanma belirtisi olarak görüyorum çünkü...

*** Tezimi içime sinerek teslim etmek
***  Başarılı bir tez savunması yapmak
*** Jürilerin eleştirilerine göre tezimi çabucak revize edip bastırmak
*** Mezun olmak

*** Sabahları daha erken kalkmak

*** Hiçbir şeye üşenmemek

*** Daha çok motive olmak

*** Sıkı çalışmak

*** Sıkı spor yapmak

*** Az yemek istemek

*** Yeni tarifler denemek

*** Yaptıklarımı paylaşmak

*** Verimli olmak

*** İşimi iyi yapmak

*** Yeni şeyler deneyimlemek

Şu an aklıma gelen bunlar oldu, dediğim gibi yılbaşı gecesi bunu tamamlayıcı bir yazı gelebilir :) Geçen senenin sıkıntılarını atlattığımız, sağlıklı, çok neşeli bir yıl diliyorum hepimize. 


Diğer yandan Yakınlarını Covid'den kaybeden herkese başsağlığı, hastalığı geçirenlere de çok geçmiş olsun diyorum. Yeniyılda güzel haberler alalım, umutlarımız yeşersin 🙏

17 Aralık 2020 Perşembe

Maviye İz Süren - Bahar Uysal Karakuş kitap yorumu

Merhabalar, bu sene yeni yıl hediyelerimden biri İdefix'ten 100tl.'lik bir alışverişti. Bahar'ın kitabından iki adet aldım, birini edebiyatı çok seven bir arkadaşıma vermek üzere... Aralarından başka bir kitabı ilk okuma olarak elime almıştım ama Bahar'ın kitabını da hemen bir göz gezdireyim diye etrafımda tutuyordum. Şöyle kısaca bir başlayım derken önceliği o kazandı ve kargoyla gelen kitaplar arasında ilk okuduğum o oldu :)

Kitaptaki öyküler bazı insanların yaşantılarından bir kesit gibi dursa da anlatım ve betimlemelere büyü yapılmış gibi, o yüzden sıradanlıktan çıkıyor. İnsanlık hali diyebileceğimiz durumlar hayalgücü ile harmanlanmış. İçinde noelle ilgili de bir hikaye var, doğru zamanda okuduğum için bu durum da çok hoşuma gitti :) Yazılarını aynı isimli blogunda severek okuduğum için kitabını beğenmem şaşırtıcı olmadı benim için, herkese tavsiye ederim. 

Altını çizdiğim birçok cümle, paragraf var. Bazılarını buraya aktaracağım...

*** "İnsanın tanımadığı , uzaktan izlemekle yetindiği bir başkasını, kendi dünyasının ana karakteri yapması çok ilginçti"

*** "Çünkü ümit, bir sonraki zamanın renk belirleyicisidir."

*** "Zamanın hep içinde olmaya çalışırken, hep dışına savrulan bir meczup gibiydim. Peki, zamanı bütün bir varoluşla yakalamak mümkün müydü?"

*** "Biliyorsun biriktirdiğim herşey, sana anlatınca gerçeklik kazanıyor. Yoksa yaşanmamış gibi hissediyorum."

Bahar'a yazma serüveninde nice başarılar diliyorum 🎄

9 Aralık 2020 Çarşamba

Aslında Herkes Haklı - Ali Lidar

Ali Lidar'a ait pek çok alıntı okuyordum sosyal medyada. Acı dolu, açık sözlü ifadelerinden uzak durmuştum açıkçası. İnsan ilişkilerinde biraz kapalı ve mesafeli durmaya alışmışım, çok dobra geldi bana yazar. Asıl tanışmam bu kitapla oldu, şiirleri hoşuma gitti. İçinden geldiği gibi yazıyor, bana biraz Can Yücel'i anımsattı. Belki bazı mısraları o derece demlenmemiş ama bütün yalınlığıyla duygularını anlıyor ve kendinizden bir parça buluyorsunuz.


Sanırım kitaplarından çok alıntı yapıldığı için, kitabın başında yayıncının izni olmaksızın alıntı yapılamayacağı yazıyor. O yüzden beğendiğim, o güzelim ifadeleri buraya aktaramıyorum. En azından bir kitabını okuyarak yazarla tanışmanızı öneririm. Sevgiler ❤

6 Aralık 2020 Pazar

Yeşilin Kızı Anne - Lucy Maud Montgomery kitap yorumu

 Bu haftasonu karantinanın iyi yanlarından biri okuduğum kitabı sonunda bitirmem oldu. Aslında çalışarak geçirmem gereken haftasonunun büyük bir bölümü kitap okuyarak geçti ama memnunum yine de, işler nasıl olsa biter, bana motivasyon gerek...

Anne bir çiftlik evinde yaşayan biri erkek ve diğeri kız kardeş tarafından evlat edinilir. Çok konuşkan ve hayal gücü yüksek olan Anne evin hanımı Marilla tarafından yetiştirilir. Marilla oldukça sert bir kadındır ve Anne'nin konuşmalarını ve hayal gücünü başta azaltmak ister, örnek bir kız yetiştirmek istemektedir. Bunun için çabalayan Anne kısa sürede yeni ailesinin ve çevresinin kalbini fetheder. Okula başlar ve orada da hoşlandığı çocukla rekabet ettiği için başarılı olur. Aklı genelde hayal dünyasında gezindiği için çok sakarlık yapar. En iyi arkadaşına meyve suyu yerine meyve şarabı içirmesi, yaptığı keke ağrı kesici toz koyması ve saçlarını yanlışlıkla yeşile boyaması bunlardan yanlızca birkaçı... Bu sevimli kızın maceralarını okumak bazen bu çiftlik evinde günlük hayatın küçük ayrıntıları gibi de gelse oldukça keyifli. Sonlara doğru olaylar hızlandı ve merakım arttı... 


Gelelim alıntılara, bazı alıntıları Instagram'da o kadar çok okudum ki, herkes aynı yerleri yazmış, onları yazmak istemiyorum...

*** "Ama ben şu ağaçların tepesinde esen rüzgar olduğumu hayal edeceğim. Ağaçlarda gezmekten yorulduğumda eğrelti otlarına doğru hafifçe eseceğim. Sonra Bayan Lynde'in bahçesine doğru uçacağım ve çiçeklerini dans ettireceğim. Akabinde büyük bir hızla yonca tarlasından geçip Pırıltı Sular Gölü'ne gideceğim ve o pırıltılı suyunu dalgalandıracağım. Ah, rüzgar olduğunda hayal edebilecek ne kadar çok şey var! Bu yüzden artık daha çok konuşmayacağım, Marilla."

*** "Hanımların taktığı bütün o mücevherleri gördünüz mü?" dedi Jane iç geçirerek. "Tek kelimeyle göz alıcıydılar. O kadar zengin olmak istemez miydiniz kızlar?"

"Zenginiz zaten," dedi Anne kendinden emin bir şekilde. "Zira müthiş bir onaltı yıl geçirdik, kraliçeler kadar mutluyuz, iyi kötü bir hayal gücümüz var. Denize bakın kızlar, gümüş ışıltılarla, gölgelerle ve görülemeyen hayalleriyle dolu. Milyonlarca dolarımız ve dizi dizi mücevherlerimiz olsa dahi, onun güzelliğinden daha fazla zevk almamız mümkün değil."

*** "Bir hedefine ulaşır ulaşmaz, hemen daha yukarıda ışıldayan başka bir tanesini görüyorsun. Bu durum hayatı son derece ilginç kılıyor."

*** "Dikkatsiz şekilde şehir çatılarına bakarken gözlerini gökyüzündeki görkemli gün batımına çevirip gençliğinin verdiği iyimserlikle geleceğini hayal etti. İleriki yıllarda karşısına çıkabilecek tüm ümit dolu imkanlar onundu artık Geçirdiği her yıl, ebedi şapkasına takması gereken umut dolu pembe bir güle dönüşecekti."

*** "Burada hayatım için en iyisini yapmaya çalışacağım, karşılığında hayat da bana en iyisini verecektir."